Ahu DEMİRDAMAR

Ahu DEMİRDAMAR


ÖFKE DUYGUMUZU MIR MIR KÖŞESİNDE SAKİNLEŞTİRELİM Mi?

03 Nisan 2021 - 13:19

Mutlu, üzgün, şaşkın, korkmuş hissetmemiz gibi öfke de doğal bir duygumuzdur, kontrol edemediğimizde pek çok olumsuz duyguyu daha hissetmemize sebep olacak durumlar yaşamamız söz konusudur.
Öfke çok fazla insanın yaşamında baş etmekte zorluk yaşadığı, zaman zaman özel hayatını da aşıp iş hayatına yansıyan bir duygu olma durumunu koruyor hatta son dönemde yaşam koşullarının gergin ve zorlayıcı sebepleri öfke patlamaları yaşayan, her an gergin durumda olan insan sayısını artırdı.
Aslında duygumuzu tanımak, fark etmek ve hemen bir yol ile bu duygunun akışına izin vermek çok yapıcı ve iyileştiren bir sonuca sebep olurken, duyguyu biriktirmek, çoğaltmak, tanımlamaktan uzaklaşmak öfke duygusunun sonrasındaki davranışı daha fazla kontrol edilemez ve yanında çoğalmış bir sürü duyguyu da ekleyerek yaşamamıza sebep olur. 
Çocuk kitapları çocuklar için yazılır ancak öyle samimi öyle yalın ve basittir ki; sözüyle, anlatısıyla ve bıraktığı izle biz büyüklere de çok önemli bilgiler aktarır.
‘’Anais Çok Kızgın’’ isimli çocuk kitabında örneğin öfke duygusu bir yanardağın patlama aşamasına benzetiliyor. Birden patlama olmuyor önce bir sarsılma oluyor ve sonrasında patlama oluyor ifadesi yer alıyor. 
Ne kadar değerli bir bilgi. Öfkenin duygu olarak hissedildiğinde kontrol edilmesinin mümkün olmadığını bu duygunun bir şekilde açığa çıkacağını ama açığa çıkan şeklindeki davranışı istersek kontrol edebileceğimizi eğitimlerimizde çok defa anlatıyorum. 
Anlattıklarımın bu çocuk kitabındaki sade ve yalın haline hayran kaldım.
Yanardağ benzetmesi ne kadar doğru hatta kitapta bu yanardağın sarsılma sürecinde çocukların hissettiklerini tanımlamak da var; Çocuklarla yaptığım bir duygu çalışmasında sormuştum; ‘’ne oluyor o çok kızgın hissettiğiniz anda?’’  
Yanaklarım alev alev yanıyor, kalbim çarpmaya başlıyor, ellerim titriyor şeklinde yanıtlar vermişlerdi. Büyüklerle yaptığım iletişim ve duygu kontrolü eğitimlerinde de öfke duygusunun fiziksel yansımalarını konuştuğumuzda çok benzer cevapları alıyorum. 
Öfke duygusunun sarsılma sürecini farkındalıkla geçirmek çok değerli. O dönem davranışın şeklini netleştiren bir dönem. 
Çocuk kitabında Anais için “Mır Mır Köşesi” adında bir sakinleşme köşesi yapılıyor…
Mır Mır Köşesi hayal edebilir misiniz? İçinde büyük minderler olan, öfke duygusu geçsin diye yumuşacık sıkılabilecek oyuncaklar, kocaman peluş kollarını açmış ve size sarılmak için bekleyen bir oyuncak ayı ya da çok sevdiğiniz arkadaşınızla bu köşeye gidip onun dizlerine uzanabileceğiniz, her şeyi hem anlatıp hatta ağlayabileceğiniz onun sizin saçlarınızı okşayabileceği bir köşe; “Mır Mır Köşesi”
Bu köşede geçirilen zaman ne kadar iyileştirici, şefkatli, sakinleştirici olabilir. 
İş yerinde çocuklarla ağırlıklı çalışan bir diş hekimi tanımıştım. Bir salıncak yapmıştı muayenehanenin ortasına iplerini kıvırıp duvarda toplanıyordu salıncak, gergin gelen çocuklar önce bir süre salıncakta sallanıyor sonra oturuyordu o muayene koltuğuna. 
Çocuklardan daha fazla anne ve babaları denemek istiyorlar demişti. İşten çıkıp çocuğunu diş hekimine getiren ve bu salıncakta bir süre sallanan yetişkinler düşünün. 
Aslında çok sakinleştirici ve devam eden zamana olumlu katkı yaratan bir sallanma molası.
“Mır mır Köşesi” kedilerin sevildiklerinde çıkardıkları ses gibi. Sakinleştirici, huzur verici, iyi gelen bir köşe. 
Sadece çocuklar için değil, düşünsenize biz büyükler için de anlamlı ve bizi durduran bir köşe. Bu kadar hızlı bir yaşamın içinde belki de esas olan durma ihtiyacımızdır. Öfkenin veya tüm olumsuz duyguların altında durmaya, sakinlemeye, huzura olan ihtiyacımız olabilir. 
Bize özel, en iyi gelenlerle oluşturacağımız bir ‘’MIR MIR köşesi’’ 
Bence deneyimlemeye değer.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum